
Burcu UĞUR (Atorsen Kadınlar Komisyon Başkanı)
KADININ TARIM ORMANDAKİ YERİ VE ÖNEMİ
Türkiye’de tarımda istihdam edilen 6 milyon çalışanın yüzde 47’sini (2,85 milyon) kadınlar oluşturuyor ama tarımda çalışan kadınların yüzde 95’inden fazlası kayıt dışı çalışıyor. Yani tarım sektöründe kadının kendisi var ama adı yok. Tarımda çalışan kadınların yüzde 80’ine yakını ücretsiz aile işgücü olarak çalışıyor. Kendi hesabına çalışan veya işveren konumundaki kadın oranı yüzde 5’i ancak buluyor.
Ev geçimine ekonomik
katkı sağlanmasında, ev içi ve ev dışı işlerde sosyo-kültürel koşulların
iyileşmesine katkıda bulunmasına rağmen kadınlar ne yazık ki; kayıt dışılık,
sosyal güvenlik uygulamalarından yoksun olma, girişimci olamama, yoğun işlerde
çalışma, mevsimlik tarım işçilikte bir yanda ağır koşullarda çalışma bir yandan
da yer yer ataerkil yapının ayrımcılığından dolayı toplumun en dezavantajlı
konumunda duruyor kadın. World Economic Forum Global Gender Gap 2017 Raporuna
göre, 144 ülke arasında cinsiyet eşitliği açısından Türkiye 131. sırada yer
alıyor
İş ortamında ataerkil
yapının olması kadının ön plana çıkmasının en büyük engeli. Her ne kadar
pozitif bir ayrımcılıktan bahsedilse de durum gözüktüğü gibi değil. Kadınların
duygusal olmaları bahane edilerek yönetme becerisinde yoksun görülmeleri
veyahut lanse edilmeleri sebebiyle, yönetici pozisyonlardan ziyade kurmay
pozisyonlarda çalıştırılmaları söz konusu.
Camiasında özel sektördeki kadınların hali çok
daha problemli, özellikle gebelik, doğum izni, ise dönüşte süt izni gibi artı
hakların özel sektörde kullanılması neredeyse mucize iken, kamu da çalışan
kadınlarında altta kalır yanı yok maalesef. Yöneticilerin takındıkları olumsuz
tavırlar karşısında yasal haklar kullanılmadan bir kenara atılabiliyor, kadın
personelin bozulan psikolojisi de cabası, uygulanılmadığı iddia edilen bir
mobbing söz konusu.
Kadının ucuz iş gücü
olarak görülmesi, sigorta primlerinin düşük tutulması, sigorta hakkından
maaşına cüzi bir ekleme yapılarak men ettirilmesi sektörde kadın çalışanın
karşılaştığı diğer bir sıkıntı grubu. Nitekim 1987 verilerine göre sigortalı
erkek sayısı 2.618.225 iken, kadın sayısının sadece 260.700 olması, tarım
sektöründe yoğunlaşan kadınların, düzenli bir gelirden ve sosyal güvenlikten
yoksun bulunduklarını göstermesi açısından ilginçtir. Sektörde kayıtlı kadın istihdamı
şarttır.
Aile bütünlüğü en
önemli ilke iken, bazı kurum ve kuruluşlarda tayin işlemleri doğru ve liyakatli
bir şekilde gerçekleştirilemiyor. Bekar personel birden fazla ile tayin edilirken,
evli olan personel senelerce eşinin bulunduğu ile tayin ettirilmiyor, bu
sebeple aile mahkemelerinin kapılarını aşındıran personeller mevcut.
Aile bütünlüğü
ilkesinin göz önüne alınması, çeşitli sağlık sorunlarının göz önüne alınması
sebepleri başta olmak üzere tayin yönetmeliğinin aslına uygun şekilde yerine getirilmesi
sanırım buradaki en basit çözüm olacaktır.B






